17. Bölüm
Haddini bil müddei gel etme her can ile bahs
Barı boncuk olan etmez durr u mercan ile bahs
Arifin her bir kelamı hücceti burhan ile
Kuru da’va ile olmaz ehl-i irfan ile bahs
Sen yalancı nefs elinden kurtaramazsın özün
Na-münasib eylemeklik kamil insan ile bahs
Marifetden dem vurursun belde zünnarın durur
Kesmeden zünnarını eylersin iman ile bahs
Geçti ömrün nefsin ile etmedin bir gün cihad
Ruz-u şeb etmek dilersin şah-ı merdan ile bahs
Pir-i Sami Hazretine eylemezsin biatı
Bi-edeb etmek dilersin öyle sultan ile bahs
Salih’em şeyhim güneştir ben anın bir zerresi
Zerre hic eyler mi asla şems-i taban ile bahs
18. Bölüm
Senin hasret firakındır benim giryanıma bais
Senin vuslat şarabındır benim bürhanıma bais
Cemalin kıblegahımdır nazargah-ı ilahımdır
Benim hep dud-ı ahımdır kamu efganıma bais
Senin aşk-ı hayalinden kayırmam çektiğim derdi
Cemalin arz(ı) kılmazsın nedir noksanıma bais
Kamu bu alemin aslı muhabbetden değil midir?
Nedir kahr-ı celal icre dil-i viranıma bais
Cefadan kaçmaz aşıklar senin hüsnün visalinden
Firak-ı infisalindir ciğer-suzanıma bais
Pirimiz sevrerimizdir Muhammed Hazret-i Sami
Anın nur-ı cemalidir benim dermanıma bais
Kulubum eyledi ihya munevver kıldı dil şehrin
Anın enfası kudsidir benim irfanıma bais
Menem Salih hulus ile gulam oldum kapısında
Memat iken hayat buldum olup divanıma bais
19. Bölüm
Ey birader derd-i aşka mübtela olmak da güç
Suret-i insanide hayvan-sıfat kalmak da güç
Bağrımın kanı kurudu ciğerim oldu kebab
Hasret-i hicran oduna her zaman yanmak da güç
Derd nedir derman nedir ya ben beni bilmem neyin
Nar-u nurun berzahında sararıp solmak da güç
Nur-u Ahmed’dir özüm dürr-ı yetimi bendedir
Bu beşer nefsin elinden anı kurtarmak da güç
Gevher-i nefsimi yutmuş bir amansız ejdeha
Bi-basar marın elinden şeb-cerağ almak da güç
Muttakiler kisvetine muddetler girdiler
Muhtefi oldu erenler arayıp bulmak da güç
Bahriler ummana daldı pek coğaldı dehriler
Öyle mülhidler ile bahs-i dine dalmak da güç
Hep hatiatın büyüğü hubb-ı dunya bilirem
Anı terk etmek de güc pek kipce sarılmak da güç
Öyle bir derde giriftar olmuşum alemde kim
ittisale çare yokdur dahi ayrılmak da güç
Hane-i dil cennet-i irfana dahil olmadan
Ar-u namus şişesini taşlara çalmak da güç
Pir-i Sami gibi sultana kılalım iktida
Keştibansız fulkumuzu engine salmak da güç
Derdimi defter edip sultanıma arz eylesem
Ol bilirken cümle halim arz-ı hal sunmak da güç
Hamdulillah böyle bir sultana hadim olmuşam
Salihem sıdk ile şahım hizmetin kılmak da güç
20. Bölüm
Esir-i nefse kul oldun yeter gel bu nevadan geç
Bu ömrü kil-u kal ile çürüttün bu sivadan geç
Yediğin su ile toprak kamu giydiklerin nardır
Bu alem aşiyandır gel bırak berzah yuvadan geç
Gel ey sufi kıl insafı bırak gel Zeyd ile Amr’ı
Geçirme yok yere ömrü hased kibr-u riyadan geç
Yalancı nefse kul olma düşün bir mebde-i aslın
Bulup bir mursid-i kamil bütün bey’u sira’dan geç
Bulup Sami gibi şahı görürsün ulu dergahı
Olup her ilme agahı kamu ağ-u karadan geç
Cihanın yaz-u kışın gör ne etmiş Perver işin gör
Heman sen kendi işin gör misifirsin buradan geç
Heman ref idegör varlık hicabın sen dahi Salih
Görünsün sana vahdet afitabı maceradan geç
21. Bölüm
Giriftar-ı aceb sevda-yı aşk oldun mu sen Salih
İçip vahdet meyinin çur’asın kandın mı sen Salih
Heva-yı nefsine tabi olup gaflette mi kaldın
Firak-ı hasret ile sararıp soldun mu sen Salih
Eriştin mi bu alemde aceb bir himmet ehline
Kuru da’vayile ömrün geçirup kaldın mı sen Salih
Ömür sermayesini cümle kil-u kale sarf ettin
Kulub-ı arifan ile aceb doldun mu sen Salih
Bağırtlak gibi illerde gezip avare mi kaldın
Olup Ferhad bu benlik dağını deldin mi sen Salih
Biraz kutta-ı rahilerle ömrün zay’e mi verdin
Pir-i Sami gibi şahı varıp buldun mu sen Salih
Der’i asilerin daru’l-emanıdır bila-şübhe
Kılıp biat aceb sıdk ile kul oldun mu sen Salih
Riya ile olan amel seni nardan halas etmez
Aceb ismin gibi bilmem amel kıldın mı sen Salih
22. Bölüm
Derunun derdini her yerde açma
Sabr eyle bu yolda olmagil ilhah
Gizle esrarını meydana saçma
Her yerde açılıp olma sen serrah
Rah-ı mustakimi bırakma elden
Evradı ezkarı terk etme dilden
Sıdk ile kulluk et can-u gönülden
Çok feth-i bab eyler Ol Gani Fettah
Bir tabib-i hazık Lokmana yürü
Can u ten derdine dermana yürü
Pir-i Sami gibi sultana yürü
O’dur kalbimizi eyleyen ıslah
Eğnime giymişem gam libasını
Murg-ves beklerem ten yuvasını
Salih’em çekerem aşk belasını
Ahir bu derd beni eylemez iflah
23. Bölüm
Cihan bağında gülşandır meşayih
O gülşan icre hubandır meşayih
Bular ilm-i ledun serverleridir
Güruh-ı ehl-i irfandır meşayih
Şeriat alimi hem amilidir
Kamusu kamil insandır meşayih
Bular hep enbiya varisleridir
Ulumu kesf-i Kur’an’dır meşayih
Bulardır fatih-i sırr-ı velayet
Derunu bahr-u ummandır meşayih
Bular rah-ı Muhammed’le giderler
Kelamı cümle bürhandır meşayih
Hilafet tahtıgahında oturup
Kamusu gizli sultandır meşayih
Pirimizdir Muhammed Şeyh-i Sami
Cemali nur-ı imandır meşayih
Kapısına gelenler olur irşad
Tabib-i aynı Lokmandır meşayih
Gönüller alemine hükm ederler
Acaib ruh-ı sultandır meşayih
Firakından bu Salih eyler ahı
Ziyar-ı azm-i pirandır meşayih
24. Bölüm
Seni hayvan iken insan eder şeyh
Gönüller şehrine mihman eder şeyh
İçirip bir kadeh aşkın meyinden
Geda iken seni sultan eder seyh
Münevver eyleyip kalbin sarayın
Derunun derdine derman eder şeyh
Olursun “men aref” sırrından agah
Seni katre iken umman eder şeyh
Haber verir hakikat illerinden
Sana çok tuhfeler ihsan eder şeyh
Sana söyler ledunniden meani
Hakikat ilm ile irfan eder şeyh
Olursun vahdetin sırrından agah
Seni bir noktada yeksan eder şeyh
Bulursun Pir-i Sami gibi şahı
Bir anda vasıl-ı canan eder şeyh
Olunca rabıta Salih pirine
Mugaylanlıkları gülşan eder şeyh
25. Bölüm
El-meded ey Pir-i Sami Şah-ı huban el-meded
Pir-i Tagi hürmetine eyle ihsan el-meded
Benliğimiz berzahından nefsimiz eyle halas
Hürmetine ism-i azam Kaf-ı Kur’an el-meded
Aç basiret aynımız ferdaya salma sen bizi
Kıl terahhum çekmeyelim bend-i hüsran el-meded
Hem yüzün Sebu’l-Mesani “kenz-i vahdet” kalbiniz
Hafız-ı hıfz-ı emanet sensin ey can el-meded
Kabe insa-yı Halil’dir sendedir beyt-i Celil
Sensin Allah’ın delili ruh-ı sultan el-meded
Sen makam-ı kudsiden kurtarmağa geldin bizi
Ahdine kıl vefa derde derman el-meded
Nur-ı Ahmed’le boyandın hem dem-i isa ile
Vuslatınla bizleri kıl cümle şâdân el-meded
Cana canan can dahi canana kavusmak diler
Arada var “berzahun layebgıyani” el-meded
Pir-i Sami sayesinde çok muamma söylerem
Salih’i eylerse şahım ehl-i irfan el-meded
26. Bölüm
Bu cihan halkını seyran eyledim
Hep aşina buldum görmedim bir yad
Gezdim çar-köşeyi devran eyledim
Hep yerli yerince yaratmış üstad
Döner çarh-ı felek asla yorulmaz
Sani’in sun’una akıllar ermez
Arif olan bu dünyaya sarılmaz
Her kimi sevdiyse eyledi berbad
Çok Rüstem’ler çok sultanlar yer yedi
Çok hanları harab etti yürüdi
Tamu yedi sema yedi yer yedi
Bu meratib üzre olunmuş icad
Bilinmez alemin sırrı nihandır
Dört şahın hükmüyle döner cihandır
Arif olanlara özge seyrandır
Kamile her eşya olmuş bir evrad
Salih’em ben bu esrara ermedim
Bağ-ı vahdet güllerini dermedim
Çok meşayih devr eyledim görmedim
Pir-i Sami gibi bir sahib-i rşad
27. Bölüm
Nutk-ı pakindir efendim bana burhandan leziz
Zir-i hakindir efendim bana dermandan leziz
Yusuf-ı Kenan-ı hüsnün aklımı yağma eder
Dişlerin dürr-ü mücevher sohbetin candan leziz
Arifin her bir -kelamı bir mücevher kanıdır
Canlara verir hayatı ab-ı hayatdan leziz
Ehl-i nefsin sözleri akl-ı maasdan gelir
Ehl-i irfanın kelamı dürr-ü mercandan leziz
Aç basiret gözlerin bir bak cihana müddei
Var mıdır dünyada bir can kamil insandan leziz
Çok meşayih devr edip hergiz nazirin görmedim
Hazret-i şeyhim Muhammed Sami Sultandan leziz
Salih’em şeyhim Muhammed Pir-i Sami dir benim
Ol durur dünya ve mafiha bana candan leziz
28. Bölüm
Kapına varan olmaz mı telezzüz
Cemalin gören olmaz mı telezzüz
Sana ihlas ile salik olanlar
Senin aşkınla bulmaz mı telezzüz
Yürekden sıdk ile Allah diyenler
Derunu cümle dolmaz mı telezzüz
Huzurunda senin irşad olanlar
Kalıp hayretde kılmaz mı telezzüz
Girip dil şehrine kalbin derinde
Duran şeytanı sürmez mi telezzüz
Hakikat erleri vahdet yüzünden
Kamu eşyada görmez mi telezzüz
Bu can Yusuf’unun hüsnün görenler
Serin sevdaya salmaz mı telezzüz
Pirimiz Seyh-i Sami sohbetini
İşiten kalbe ermez mi telezzüz
Alanlar himmeti Salih pirinden
Dimağ-ı cana girmez mi telezzüz.